Ana Sayfa Hakkımızda
— Çalışma Alanlarım — Eğitim — Deneyim — Dereceler ve Başarılar — Akademik Çalışmalar
Hizmetlerimiz Blog Bize Ulaşın
TR EN
Randevu Al
İlişkiler • Bağlanma

Duygusal Olarak Ulaşılmaz Kişilere Neden Çekiliyorum?

Yazan: Uzm. Kl. Psk. Berrak Öcel • 5 Eylül 2026

Yıldızlı gökyüzü altında yalnız bir figür — tekrar eden ilişki örüntüleri

“Başlangıçta her şey çok güzel gidiyor ama bir süre sonra karşımdaki kişi uzaklaşıyor.”

“Beni gerçekten isteyen kişiler bana çekici gelmiyor.” • “İlişkilerimde hep benzer kişileri seçtiğimi fark ediyorum.”

Romantik ilişkilerde zaman zaman benzer örüntülerin tekrarlandığını fark etmek mümkündür. Partnerler değişse bile kişinin yaşadığı belirsizlik, terk edilme korkusu, yoğun yakınlık ihtiyacı veya karşı tarafın duygusal mesafesi şaşırtıcı biçimde tanıdık gelebilir.

Peki neden bazı kişiler kendilerini tekrar tekrar duygusal olarak ulaşılması zor ilişkilerin içinde bulabilir?

Duygusal Olarak Ulaşılmaz Olmak Ne Demektir?

“Duygusal olarak ulaşılmaz” klinik bir tanı değildir.

Günlük kullanımda bu ifade; yakınlık kurmakta zorlanan, duygularını paylaşmaktan kaçınan, ilişkinin geleceği konusunda sürekli belirsizlik yaratan veya karşısındaki kişinin duygusal ihtiyaçlarına tutarlı biçimde karşılık vermeyen kişileri tarif etmek için kullanılabilir.

Ancak bir kişinin mesafeli davranması tek başına onun “kaçıngan bağlandığı” veya psikolojik bir problemi olduğu anlamına gelmez. İnsanların ilişki kurma biçimleri kişilik özellikleri, geçmiş deneyimler, mevcut ilişkinin dinamikleri ve yaşam koşulları gibi birçok etkenden şekillenebilir.

Neden Hep Benzer İlişkiler Yaşıyorum?

Burada psikodinamik yaklaşımın önemli sorularından biri ortaya çıkar:

“Bu ilişki bana neden bu kadar tanıdık geliyor?”

İnsanlar çocukluk ve sonraki yaşam deneyimleri boyunca yakın ilişkilerin nasıl işlediğine ilişkin beklentiler geliştirir:

  • Yakınlık nasıl gösterilir?
  • Birine ihtiyaç duyduğumda karşılık bulabilir miyim?
  • Sevilmek için ne yapmam gerekir?
  • Birisi bana yaklaştığında kendimi güvende mi hissederim, yoksa geri çekilme ihtiyacı mı duyarım?

Bu sorulara verdiğimiz cevapların tamamı bilinçli olmayabilir. Geçmişte öğrenilen bazı ilişkisel örüntüler yetişkinlikte yeni ilişkileri nasıl algıladığımızı ve bu ilişkilerde nasıl davrandığımızı etkileyebilir.

Tanıdık Olan Her Zaman Sağlıklı Olan Değildir

Bazen psikolojik olarak tanıdık olan bir ilişki biçimi, sağlıklı olduğu için değil, öngörülebilir olduğu için kişiye çekici gelebilir.

Örneğin yakınlık ve mesafenin sürekli değiştiği ilişkiler kişinin geçmiş deneyimlerine benziyorsa, belirsizlik rahatsız edici olduğu kadar tanıdık da olabilir. Buna karşılık tutarlı biçimde ilgi gösteren ve duygusal olarak ulaşılabilir bir partner başlangıçta beklenmedik biçimde “heyecansız” hissedilebilir.

Ancak buradan “İnsan mutlaka çocukluğundaki ilişkiyi yeniden yaratır” sonucu çıkarılmamalıdır. Partner seçimi tek bir psikolojik mekanizmayla açıklanamayacak kadar karmaşıktır.

Kaygılı ve Kaçıngan Bağlanma Birbirini Çeker mi?

Sosyal medyada sık karşılaşılan iddialardan biri, kaygılı bağlanan kişilerin mutlaka kaçıngan bağlanan kişilere çekildiğidir. Bu kadar kesin bir genelleme bilimsel açıdan doğru değildir.

Ancak kaygılı ve kaçıngan bağlanma eğilimlerinin bir ilişkide belirli bir döngü oluşturması mümkündür. Kaygılı bağlanma eğilimi yüksek olan kişi mesafe hissettiğinde daha fazla yakınlık ve güvence arayabilir. Yakınlık konusunda rahatsızlık yaşayan diğer kişi ise bu talep karşısında daha fazla geri çekilebilir.

Biri geri çekildikçe diğeri yaklaşır. Diğeri yaklaştıkça biri daha fazla geri çekilir.

Böylece her iki kişinin davranışı istemeden diğerinin korkusunu güçlendirebilir.

BDT Açısından Bu Döngü Nasıl Görünür?

Bilişsel Davranışçı Terapi açısından kişinin ilişkilerinde tekrar eden düşünce, duygu ve davranış örüntülerine bakılabilir. Örneğin:

OlayPartner birkaç saat mesajıma cevap vermedi.
Otomatik düşünce“Benden uzaklaşıyor.”
DuyguKaygı.
DavranışTekrar mesaj atmak, sosyal medyasını kontrol etmek veya güvence istemek.
Partnerin tepkisiBaskı hissettiği için geri çekilmek.
Yeni düşünce“Biliyordum, gerçekten benden uzaklaşıyor.”

Bu noktada kişinin başlangıçtaki korkusu, ortaya çıkan etkileşim sonucunda daha da güçlenebilir. Dolayısıyla terapi sürecinde yalnızca karşıdaki kişinin davranışlarına değil, kişinin kendi yorumlarının ve davranışlarının ilişki döngüsündeki yerine de bakmak önemlidir.

Psikodinamik Açıdan “Tekrar” Ne Anlama Gelebilir?

Psikodinamik yaklaşımda tekrar eden ilişkisel örüntüler önemli bir çalışma alanıdır. Kişi geçmişte çözümlenememiş bir ilişkisel deneyimi bilinçli olarak tekrar etmeye karar vermez. Ancak kendisi, başkaları ve yakınlık hakkında zaman içinde geliştirdiği beklentiler yeni ilişkileri nasıl algıladığını etkileyebilir. Örneğin kişinin iç dünyasında:

  • “İnsanlara tamamen güvenemem.”
  • “Birini kaybetmemek için daha fazla çaba göstermeliyim.”
  • “İhtiyaçlarımı gösterirsem karşımdaki kişi uzaklaşır.”

gibi beklentiler bulunabilir. Bu beklentiler partner seçiminden çok daha geniş bir alanda; kişinin sınırlarını nasıl belirlediğini, hangi davranışları tolere ettiğini ve ilişkide yaşanan olaylara nasıl anlam verdiğini etkileyebilir.

Peki Bu Örüntü Değişebilir mi?

Tekrar eden bir ilişki örüntüsünü fark etmek, değişimin önemli bir başlangıç noktası olabilir. Psikoterapide kişinin:

  • geçmiş ve güncel ilişkileri arasındaki benzerlikleri fark etmesi,
  • terk edilme veya reddedilme karşısındaki hassasiyetini anlaması,
  • otomatik düşüncelerini değerlendirmesi,
  • duygusal ihtiyaçlarını daha doğrudan ifade edebilmesi,
  • ilişkilerde sınırlarını fark etmesi
  • ve yakınlıkla ilgili beklentilerini yeniden değerlendirmesi

üzerinde çalışılabilir. Amaç kişiye “yanlış insanları seçiyorsun” demek değildir. Amaç, kişinin ilişkilerinde tekrar eden örüntüleri daha iyi anlayabilmesi ve seçimlerini daha farkında bir yerden yapabilmesidir.

Kısaca: Neden Hep Benzer Kişileri Seçiyorum?

Romantik partner seçimi yalnızca çocukluk deneyimleri veya bağlanma stiliyle açıklanamaz. Bununla birlikte geçmiş ilişkisel deneyimlerimiz, kendimiz ve diğer insanlar hakkında geliştirdiğimiz beklentiler ve yakınlık karşısındaki duygusal tepkilerimiz yetişkin ilişkilerimizde rol oynayabilir.

Bu nedenle bazen asıl soru “Neden hep aynı kişileri seçiyorum?” değil:

“Farklı kişilerle birlikte olsam bile neden kendimi tekrar tekrar benzer bir ilişkinin içinde buluyorum?”

Bu ayrım, kişinin yalnızca partnerlerine değil, kendi ilişkisel örüntülerine de bakabilmesine alan açar.

İlişkilerinizde tekrar eden örüntüleri fark etmek ve seçimlerinizi daha farkında bir yerden yapabilmek isterseniz online terapi sürecinde birlikte çalışabiliriz.

Randevu Al
Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; psikolojik veya tıbbi tanı, tedavi ya da profesyonel danışmanlık yerine geçmez. Acil durumlarda lütfen 112'yi arayın.